Çocuk ve Sosyalleşme

Sosyalleşme Nedir?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları bildirisinde (1. madde), çocuğa uygulanabilecek kanunlara göre daha erken reşit olma durumu hariç, 18 yaşına kadar her insan çocuk sayılmıştır. İnsanın çocukluk evresi sosyalleşme sürecinin en önemli aşamasını oluşturur. Sosyalleşme, hayat boyu devam eden bir öğrenme sürecidir. Doğduğu andan itibaren insan, bu sürecin içinde yer alır. Bu süreçte, başta aile ve okul olmak üzere birçok faktör rol oynar. Çocuk açısından sosyalleşme, bir öğrenme sürecidir. Sosyalleşme süreci içerisinde çocuk aile, okul ve sosyal çevre aracılığıyla toplumun kendisinden beklediği rol ve beklentileri öğrenir.

Sosyalleşme, genellikle iki aşamada gerçekleşmektedir. Birincil sosyalleşme, bebeklik ve çocukluğun ilk döneminde gerçekleşir ve bu sosyalleşme süreci birincil grup olan ailede başlar. İkincil sosyalleşme ise, çocukluktan sonraki dönem ile olgunluk döneminde gerçekleşir. Bu aşamada, sosyalleşmenin ilk aracı olan aileden sorumluluğun bir kısmını alır ve bunu okullara, toplumsal gruplara devreder.

Sosyalleşme sürecinin başarılı olması için tekrar ve taklit son derece önemlidir. Çocuklar deneme ve yanılma yoluyla doğru ve yanlış davranışları, böylece yaptıkları hataları bir daha yapmamayı öğrenirler. Çocukların pratik yaparak öğrenmeleri, sadece içinde bulundukları anla ilgili değil aynı zamanda ileriyle dönül bir sosyalleşme sürecini de kapsar. İleri dönük sosyalleşme süreci içinde çocuklar genellikle takdir ettikleri, saygı duydukları kişileri kendilerine model alır, onlara özenir ve davranışlarını taklit eder. Bu, sosyalleşme sürecinde rol öğrenme açısından oldukça önemlidir. Örneğin, kız çocuklarının evcilik oyununda anne rolünü üstlenerek annesinin davranışlarını sergilemesi; erkek çocuklarının da baba rolünü üstlenip babasını taklit etmesi veya çocukların sevdiği bir öğretmenini taklit etmesi ileriyle dönük sosyalleşme sürecine örnek verilebilir.

Çocuğun Sosyalleşmesi ve Benlik Tasarımının Gelişimi

Başlangıçta çocuk kendi varlığının bilincinde değildir. İlk yıllarda çocuk, “ben” ile “ben olmayan”’ı, yani kendisiyle ilgili olanla olmayanı ayıramaz. Örneğin; elinin, ayağının, gözünün, burnunun kendisinin mi, başkasının mı olduğunu bilemez. Üç (3) yaşından itibaren çocuk kendi benliğinde olanla olmayanı ayırt etmeye başlar. Benliğin gelişmesinde, içe yansıtma ve özdeşleşme düzenleri önemli rol oynar.

Çocukluktan itibaren, çevresinde bulunan kişilerle kurduğu ilişkiler, iletişim ve etkileşimler bir yandan çocuğun sosyalleşmesini öte yandan da kendi benliğini tanımasını sağlar. Çocuğun sosyalleşmesi süreci, belli bir sosyal çevre içinde, etkileşimde bulunduğu kişilerin hareketlerini ve kendisine gösterilen tepkileri yorumlaması ve kişilerin kendisinden beklentileri hakkında tahminde bulunması gibi sosyo-psikolojik davranışları içerir. Çocuk sürekli olarak her çeşit etkileşimi algılar, yorumlar ve birtakım değerlendirmeler yapar ki buna çocuğun sosyalleşmesi denir.

Çocuğun benlik tasarımı, onun sosyalleşmesinin bir ürünüdür. Sosyal olayları bilinçli şekilde değerlendiren çocuk, kendisi hakkında daha gerçekçi bir benlik algısına sahip olur. Çocuğun ilk benlik algısı da aile çevresi içinde oluşur. Çocuğun benliğinin oluşmasında anne ve babanın önemi büyüktür. Aile çevresi dışında, çocuğun akrabaları ve oyun arkadaşları ile olan ilişkileri de, onun benlik algısının gelişimine ve belli biçimde şekillenmesine neden olabilir.

Çocuğun Sosyalleşmesi İçin Neler Yapılmalıdır?

Sosyalleşme bireyin öğrenmesiyle ilgili bir durumdur. Sosyalleşme öğrenilen bir olgu olduğuna göre; bu konuda çocuğun önünü açacak ve ona yardımcı olacak çalışmalar yapılmalıdır. Çocuğun, kendi kendine sosyalleşmesini sağlayacak yolları bulmasına imkan tanımak ve önündeki engelleri kaldırmak gerekmektedir.

Arkadaşlık erken çocuklukta başlar ve gelişir. Bir çocuk ilk okul yıllarında arkadaşlık edinmede güçlük çekiyorsa, sonraki yıllarda bir arkadaş grubuna dahil olması zordur. Aile ve öğretmen çocuğa uygun oyun ve arkadaşlık ortamı oluşturarak yardımcı olabilir. Arkadaşlık kurabilmek ve bunu sürdürebilmek başlı başına bir başarı, ruh sağlığının bir göstergesi olabilir.

Oyun, çocuğun sosyalleşmesinde en önemli olgudur. Çocuğun gerçek dünyaya hazırlanmasında, kişisel gelişimini tamamlamasında oyun ve oyun ortamının oldukça büyük önemi vardır. Bu bakımdan çocuklar için atılacak her adımda oyun ve oyun mantığı dikkate alınmalıdır.

Çocuk edebiyatı kullanılarak, çocuğun karşısına bir anlamda her yönüyle insan ve onun problemleri çıkartılır. Böylece çocuğun bu problemler karşısındaki tavrı belirlenir ve ona göre stratejiler geliştirilebilir. Çeşitli konularda yazılmış roman, hikaye, masal türünden kitaplar kullanılabilir. Bu yöntemle, çocuğun kendine ve çevresine, geleceğine ilişkin daha olumlu bir bakış açısı kazanması ve kendini geliştirmesi sağlanabilir.

Kendini iyi ifade etme ve başkaları tarafından anlaşılma isteği, çocuğu “sözlü” ve “sözsüz” iletişim tarzını geliştirmeye iter. Etkili biçimde iletişim kurmayı bilmek, sosyal becerilerin gelişiminde önemli bir rol oynar. Burada da yetişkinlerin destek ve yardımları çok önemlidir.

Çocuğun yaşıtlarıyla beraber olabileceği bir ortam çok önemlidir. Bu durum çocuğa, gözlemleme, taklit etme ve sosyal yeteneklerini ifade etme fırsatı verir.

Son olarak; ebeveynle çocuk arasındaki yakın ilişkinin niteliği tüm diğer öğretilerin temelinde yer almaktadır. Dolayısıyla sosyal gelişim için de çok önemlidir. Bu yakın ilişkinin kalitesi, çocuğa gösterilen özen ve onunla geçirilen zamanın süresine bağlı olarak değişir.

Sosyalleşme Sürecinde Çocuğun Kazanması Gereken Temel Beceriler

  • Empati duygusunun gelişimi

  • Başkalarının haklarına saygı bilincinin gelişimi

  • Başkalarına yardım bilincinin gelişmesi ve bundan memnuniyet duyma

  • İşbirliği bilincinin gelişimi ve rekabet duygusunun tehlikelerini öngörebilme

  • Arkadaşlığı keşfetme ve bundan zevk alma, sevinç duyma

  • Kendini daha çok “sözle” ifade edebilme hassasiyetine sahip olma.

 

KAYNAKÇA

  1. Dayıoğlu, G. (2002). Arkadaş Edinmek Zor Mu? Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul.

  2. Turan, L. (2005). Arkadaş Edinme Güçlüğü Çeken Çocukların Problemlerini Çözmede Çocuk Edebiyatından Yararlanma. KKEFD.

  3. Arseven, A. D. (2010). Benlik Tasarımı. Hacettepe Üniversitesi, Ankara.

  4. Koştaş, M. (2008). Sosyalleşme. ADD, Ankara.

  5. Avşar, N. Ö. (2013). Çocuk ve Sosyalleşme. Arel Üniversitesi, İstanbul.

Diğer Yazılarımız

20 yıldır, davranış, duygu ve düşünceler Siz Drama'da gelişiyor!

Haber ve duyurularımız için bültenimize abone olabilirsiniz.