ÖĞRETİMDE  YARATICI  DRAMANIN ETKİSİ

ÖĞRETİMDE YARATICI DRAMANIN ETKİSİ

ÖĞRETİMDE  YARATICI  DRAMANIN ETKİSİ

Mevcut sistemde öğretim nasıl gerçekleştiriliyor?

Okullarımızda derslerin nasıl ve ne şekilde işlendiğini hepimiz biliriz. Kazanımların oluşturduğu yıllık plan doğrultusunda, öğrencilerin bu kazanımlara ulaşmasını sağlamak amacıyla öğretmenler, farklı yöntem ve teknikler kullanarak ders işlediği de bilinmektedir. Bu yöntem ve teknikler, öğretmenin konu anlatımı, soru cevap tekniği, slayt ile gösterme, proje yapma, öğrencinin konuya çalışarak sınıfta anlatması ya da özet yazması, deney yapma, gezi… gibi farklılaşabilir. Ancak Eğitim fakültelerindeki uygulamalardan başlayarak öğretmenlerimizin alışkanlık halinde uyguladığı öğretme yöntemi genellikle ders anlatımı şeklindedir. Çok nadir olarak bazı öğretmenler, farklı bakış açısına sahip olmalarından kaynaklı etkin öğretme yöntemleri kullanır. Öğretmen anlatımı şeklinde işlenen derslerdeki öğrenme verimi, sınıftaki öğrencilerin o derse karşı kendi ilgileri ya da not baskısı sebebiyle zorunlu ilgisine bağlıdır. Bu durum, o derse istekli öğrenciler hariç, öğrencilerde ezberci öğrenme zorunluluğu yaratmaktadır. Bunun kanıtı olarak bu süreçten geçen şimdiki zamanının yetişkinlerinin, okul hayatından kalan bilgilerine bakmaları yeterli olacaktır. Öğretimde her ne kadar farklı ve etkin öğrenme alanlarına yer verilmek istense de, eğitim fakültelerindeki öğretmen adaylarının, uygulamaları yeterince içselleştirmelerine olanak sağlanmaması, öğretmenlik sürecinde kendisinden  nota dayalı öğretme beklentisi, yeni yöntem ve teknikleri uygulamada fiziki koşulların uygun olmayışı, hizmet içi eğitimlerin sadece uygulanmış olsun mantığı ile yürütülmesi, takip ve değerlendirilmesinin yapılmaması büyük etkendir.

Öğretim sürecinin sağlıklı olabilmesi için gerekenler nedir?

Öğretmeye yönelik yöntem ve teknikler öğrencilerin farklı öğrenme alanlarına hitap eder. Bu sebeple öncelik olarak öğrencinin farklı algı ve ilgi alanlarının tespit edilmesi esastır. Bu tespitin sonucuna göre aktarılacak bilginin hangi yöntemle verilmesi gerektiği de daha net ortaya çıkar. Bundan sonraki süreç öğretmenin kullanacağı yöntem ve tekniklere hakim olarak program içerisinde kullanması ve zaman zaman süreçteki öğrenme verimini değerlendirmesi olabilir. Böylelikle kullanılan yöntem ve teknikler, öğrencinin öğrenme alanlarına daha uygun hitap edeceğinden, kaliteli öğrenme daha da artacaktır. Bu şekil öğrenme ile elde edilen verim öğrenilenin kalıcı olması ve yeri geldiğinde ilgili konularla ilişkilendirebilmeyi sağlayacaktır.

Öğretimde yenilikler, yeni anlayışlar nedir?

M.E.B. nın da öngördüğü üzere, bilginin aktarılması noktasında öğretmen rehber olacak pozisyonda kalmalı. Öğretmen bu yaklaşımla bilgi ve yöntemlerin esnek olmasını sağlayarak öğrencinin bilgiyi kendisi tarafından yapılandırmasına imkan sağlamış olur. Öğrencinin aktif olarak yaparak yaşayarak deneyimlediği, duygu düşüncelerini aktarabildiği ve yorumlayabildiği süreçteki öğrenmenin kalıcılığı bilimsel olarak ta kanıtlanmıştır.  Böylelikle kalıcı bilgiye sahip öğrenci, bu bilgiyi ihtiyaç duyulduğu anda kullanılabilir. Öğrencinin yapılandırmacı yaklaşım ve yöntemlerle yaşadığı öğrenme süreci, sınavda karşılaştığı soruda, o konuda yeni bilgiler öğrenme isteği duymada, sosyal ilişkilerinde, yeni şeyler araştırmada, var olanı geliştirmede, analiz etmede, yorumlayabilmede, kendini ifade etmede, bilgiyi başka bilgilerle ilişkilendirmede… kendisine büyük fayda sağlayacaktır.

M.E.B. nın oluşturduğu yeni müfredatın sağlıklı işleyebilmesi için, bu yaklaşımın öğretmenler tarafından içselleştirebilmesi için, gerekli donanıma ulaştıracak eğitimlerin verilmesi, uygulama ortamlarının yaratılması gerekir.

İhtiyaç duyulan öğretim yöntemleri ve Yaratıcı drama

Eğitim öğretimde beklenen kalitenin oluşması için, öğrenme ve öğretme unsurlarının revize edilmesi, daha da önemlisi revize edilme aşamasında, öğretmen adayları ve öğretmenler tarafından içselleştirebilme ve uygulayabilme ortam ve şartların olumlu yönde oluşturulması göz önünde tutulmalıdır. Yapılandırmacı öğrenmede kullanılan stratejiler olarak; Drama, proje çalışmaları, tasarımlayarak öğrenme, öğreterek öğrenme, işbirlikli öğrenme. (Wilson’dan aktaran Hasan Şaşan 2002) önerilmiştir. Bu öğrenme yöntemlerinden drama, bildiğimiz anlamda dramatizasyon değildir. Çünkü drama; eğitimde ise dramatizasyon, var olanı olduğu gibi canlandırmadır. Bu haliyle drama, öğrencinin bilgiyi, davranışı veya konuyu yapılandırmasına imkan tanımaz. “Drama” kelimesinin önüne getirilen “Yaratıcı” kelimesi ile oluşan Yaratıcı drama; her hangi bir yazılı bir metne bağlı kalmaksızın, öğrencilerin konu ile ilgili kendi özgün düşünce, yaratıcı buluş ve bilgilerine dayalı oluşturdukları eylem durumları, doğaçlamalar , canlandırmalardır. (SAN 1998)

Yaratıcı drama Drama eğitim-öğretimle nasıl ilişkilendirilebilir?

Yaratıcı drama tanımı eğitim ve öğretime aktardığımızda;

Öğretimde yaratıcı drama; Öğrencilerin ders konusuna ait var olan bilgiyi,  kendi duygu, düşünce, gözlem, bilgi, yaşantı ve yaratıcılıklarını, Yaratıcı drama teknikleri ve oyunsu süreçlerden faydalanarak yapılandırdığı ve eylemsel olarak  grupla ortaya koyduğu ders işleme yöntemidir. (Suat Güneş 2012 ) ”

Eğitimde yaratıcı drama; kişilerin tutum, davranış, duygu ve değerlerinin gelişiminde, kendi duygu, düşünce, gözlem, yaşantı ve yaratıcılıklarını, yaratıcı drama teknikleri ve oyunsu süreçlerden faydalanarak yapılandırdığı ve eylemsel olarak grupla ortaya koyduğu süreçtir.

Yaratıcı drama yöntemli işlenen derslerde oluşturulan tüm düşünce ve ürünler, var olan bilgiden yola çıkılarak, öğrencilerin kendi duygu, düşünce, gözlem, yaşantı ve yaratıcılığı ile yapılandırılmış olarak o an yaratılır ve ilk kez yaratıcı drama ortamında var olur. (Suat Güneş 2012)

Öğretme ve öğrenme yöntemlerinden yaratıcı drama, yukarıda tanımı yapıldığı üzere öğrenciyi merkeze alan, onun öğrenme sürecinde aktif olmasını, öğretmenin kılavuz rolünde kalmasını, öğretim programının yapılandırmacı yaklaşımla oluşturulmasını, mekanın farklı uyarıcılardan arındırılmış olmasını, süreçte ortaya konan ürünlerin işitsel, görsel, dokunsal ve duyuşsal öğrenme alanlarının hepsinin kullanılarak, yaparak yaşayarak ortaya konulmasını ve kalıcı olmasını sağlar. Böylelikle öğrenme kalitesi, öğrenme ilkeleri yönünden daha güçlü ve sağlıklı olur. Bu bilgilerden hareketl

Yaratıcı Dramanın eğitim-öğretim  sürecinde kullanılabilmesi için ne gibi koşullar gereklidir?

Beklenen öğrenme kalitesinin oluşmasında önemli rolü olan yaratıcı drama ile ilgili tezler, sempozyumlar, bildiriler , uygulamalarla etkin öğrenmedeki geçerliliğini kanıtlamıştır. Gelinen bu noktadan sonra izlenecek yol, yaratıcı dramanın eğitim öğretimde nasıl ve ne şekilde yerinin alması gerektiğinin çalışmaları yapılarak sonuçlandırılması ve hayata geçirilmesidir.

Yaratıcı drama’nın eğitim öğretim sürecinde etkin bir şekilde yer alabilmesi için sırasıyla,

  • Milli eğitim ve Yüksek öğrenim bünyesinde oluşturulacak bir komisyon ile yöntemin içeriği ve öğrenme ile ilişkisinin irdelenmesi,
  • Yaratıcı drama ile ilgili yazılı bilgilerin ve uygulamaların taranarak diğer yöntem ve tekniklerle karşılaştırılarak incelenmesi,
  • İnceleme sonuçları doğrultusunda yöneticilerin, öğretmen adayı ve öğretmenlerin benimsemesi için eğitim programının oluşturulması,
  • Eğitim programının uygulanarak yaratıcı drama yöntemli ders planlarının oluşturulması ile yıllık planda yer almasının sağlanması,
  • Yöntemin okullarda uygulanabilmesine yönelik gerekli şartların oluşturulması
  • Uygulamaların ders işleyiş, öğrenci üzerindeki etkisi, akademik, davranışsal, sosyal gelişimdeki etkisinin değerlendirilmesi ve sürekli programın verimi arttırma yolunda revize edilmesi gerekir.

 

                                                                      2013

                                                                Suat Güneş

                                                               Yaratıcı drama eğitmeni/danışmanı

To Top