ÇOCUK VE SANAT

ÇOCUK VE SANAT

Ufacık çizgilerden dev sanat eserlerine…

Sanat, kendini özgün bir şekilde ifade etmenin aracıdır.

Plastik Sanatlar, özellikle 3–6 yaş grubu çocuklarda tüm duyu organlarını bir arada kullanabilmelerinden dolayı kendilerini ifade edebilmelerinin en etkili aracıdır. 12 yaşına kadar tüm çocuklar doğal yeteneklidir, hatta bir sanatçının yeteneklerine sahiptir. Yetişkin sanatçı ile çocuğun bu yeteneği arasındaki temel fark, çocuğun bu durumu sezgisel olarak yapması ve nedenini açıklayamamasıdır. Yetişkin sanatçı ise bu yeteneği, yaşadıklarını bir süzgeçten geçirmesi sonucu geliştirir ve bilinçli olarak uygular. Çocuk hayal dünyası ile yaşanılana net ve yalın bir gözle bakar. Modern sanatta sanatçının ulaşmak istediği nokta da aslında budur.

Çocukların aldıkları eğitim, sanatsal yaratıcılıklarını ya açığa çıkarır, ya da yok eder.

Çocukların aldıkları eğitim, onların sanatsal yeteneklerinin ve algılarının gelişimi üzerinde son derece belirleyici bir etkiye sahiptir. Özellikle yanlış sanat eğitimi veya yönlendirmeleri çocuk üzerinde olumsuz izler bırakabilmektedir. Basmakalıp bir eğitim anlayışı, çocuğun sanatsal yaratıcılığını daha gelişmeden örseleyip yok edebilir. 12 yaşına dek çocuğa verilecek doğru sanat eğitimi, geleceğin çok yönlü yaratıcı bireylerinin yetişmesinde etkin bir rol oynayacaktır. Bu açıdan, okul öncesi eğitimin, özel bir yeri ve önemi olduğunu söylemek mümkündür. Okul öncesi dönemde yapılacak eğitimin etkileri, çocuğun sanatsal yaratıcılığı açısından tüm yaşamını etkileyecek niteliktedir.

Her çocuğun okulda alacağı eğitimin yanı sıra, aynı zamanda, boş zamanlarını etkin kullanabileceği sosyal-kültürel ve sanatsal faaliyetler içerisinde olması gerekmektedir. Sosyal ve ruhsal açıdan daha sağlıklı gelişme gösterebileceği gibi, aynı zamanda eğitim hayatında da daha başarılı olabilmektedirler. Herhangi bir enstrüman çalan, kültürel veya sosyal faaliyetlere katılan bir çocuk, sosyal açıdan daha aktif olacaktır.

Çocuk için sanat öncelikle yalın bir anlatım aracıdır. Çocuk sanata kendini, algılarını, anlayışını ve kendi tarzını kattığından her çocuğun sanata karşı yaklaşımı farklıdır. Çocuk, dünyayı nasıl algılıyorsa bize öyle sunar. Eğer engellenmezlerse var olan derin yaratıcılıklarını kullanarak kendine özgü eserler oluşturabilirler.

Her eğitimci ya da veli anaokulundan itibaren çocukları sanata özendirmeli, çocuğun kendisini ortaya koyabilmesine yardımcı olmalı, duygu ve düşüncelerini ifade etmeleri için kavram geliştirmelerine yardımcı olmalıdırlar.

Çocuk sanat yolu ile iletişim kurar

Çocuk için sanat bir iletişim aracıdır. Resim yaparak, şarkı söyleyerek,  dans ederek etrafına hep bir şeyler anlatır. Bu iletişim dili sanattır. Eğitimciler. çocukların bu iletişim dilini sağlıklı bir şekilde kullanmalarını sağlamaktır. Böylesi bir bilinçlendirmenin de erken yaşlarda yapılması gerekmektedir. Çocuğun ilk olarak aile tarafından, daha sonra da öğretmenleri tarafından bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle kişilikle ilgili temellerin çok büyük bir kısmının atıldığı okul öncesi dönemde okumayı henüz öğrenmemiş çocuk için görsel duyumlar, çocuğun düşünce sistemine farklı bir boyut kazandırmakla beraber, grup çalışmalarıyla beraber özgüvenini de geliştirecektir. Sanat eğitimi herkes için olmalıdır.

Çocuklar okul öncesi dönemde farklı kültürleri tanımalı bunları tanırken o kültürün müziğini, resmini, fotoğraflarını görmeli ve duymalı, doğayı yaşamalı ki duyguları bu değerlerle beslensin ve sanatın içinde yaşayabilsin.

Her çocuğun gelişimi açısından sanata ihtiyacı vardır.

Çocuğun, bilişsel, dil, psikomotor, sosyal ve duygusal gelişimi açısından sanatsal çalışmalara ihtiyacı vardır. Sanatsal çalışmaların gelişime etkisi aşağıdaki şekilde ayrıntılandırılabilir:

  • Genel yeteneğin kapsadığı kavramlar, düşünce biçimleri ve algılama yolları çocukluk çağında gelişmeye başlamaktadır.
  • Genel yetenek yaşantı ürünüdür ve çocukluktaki anılar daha etkilidir.
  • Bireyin normal olarak gelişebilmesi için duyusal yaşantıya gereksinimi vardır.
  • Duyusal yaşantının azlığı ya da uyarıcı eksikliği algıyı, entelektüel ve duyusal gelişimi geriletir.
  • Beynin her iki yarı küresi geliştirildiği ölçüde diğer konularda da başarı oranı artar.
  • Görsel algılamadaki yetersizlikler birçok becerideki yetersizliğe neden olmaktadır.

Neler yapılmalı?

Çocuklarımızın sanatsal faaliyetleri ile ilgili olarak aşağıdaki öneriler dikkate alınmalıdır:

  • Sanatsal yaşantıların kazanılabileceği ortamlar oluşturulmalıdır.
  • Sanat derslerinde renkli görsel yayınlar, dialar, fotoğraflar, resimler, sanat eserlerinin olduğu kitaplar incelenmelidir.
  • Ders dışında da müzeler, sanat galerileri, sergiler, tarihsel ya da sanatsal özelliği olan mekânlara geziler düzenlenebilir.
  • Tüm duyularını kullanarak sanat çalışması yapılmalı yaparken de çocuklar hareketli ve ortamda aktif olmalılar.
  • Her çocuğun bireysel özellikleri dikkate alınarak çalışmalar yapılmalıdır.
  • Aileler çocuğun olabildiğince yaratıcı olabilmesi için uygun ortamı hazırlamalı ve bu süreç içerisinde çok fazla müdahalede bulunmamalıdır.
  • Çocuğun yeteneklerini sergilediği performansların önemi bilinmeli ve en ufak bir çalışma bile mutlaka takdir etmelidirler.

Unutulmamalıdır ki, bugün için o ufacık çizgiler, yarın dev bir sanat eserine dönüşebilir.

To Top